Türkiye Hayranları

Türkiye Hayranları

TÜRKİYE HAYRANLARI      

Koronavirüs sürecinde Türkiye'yi “güvenli” bulanlar ülkelerine dönmek istemiyor.

NACH TURKEI

Tatil için Antalyayı tercih eden yabancı turistler, yeni tip koronavirüs (Covid-19) sürecinde de Türkiye’yi daha güvenli bularak, ülkelerine dönmek istemiyor.

Covid-19 dolayısıyla gerek sağlık alanında gerekse turizm sektöründe alınan tedbirler, uygulanan kriterler, yerli ve yabancı turistlere güven verdi.

Seyahat kısıtlamalarının kaldırılması ve uçak seferlerinin başlamasıyla Türkiye'ye gelen yabancı turistler, yaşanan süreçte ülkeden ayrılmak istemiyor.

YABANCILAR GENELDE,ANTALYA VE ÇEŞME SAHİLLERİNİ TERCİ EDİYORLAR.

AZ SAHİDEKİLERDE,KARADENİZ VE ANADOLU'YA TARİHÎ MERAKTAN GİDİYORLAR.

Türkiye’den en fazla yerleşik yabancı turistin yaşadığı Antalya’nın Alanya ilçesi, pandemi sürecinde turistlerin adresi oldu. İlçede yerleşik yabancıların yoğun olarak tercih ettiği Mahmutlar Mahallesi’nde, geçen yıla göre bu yıl sayı daha da arttı.

“Salgın sürecinde yerleşik Rus sayısı arttı”

Rus Sanat ve Kültür Derneği Başkanı,İrina Balcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rusların Antalya’yı çok sevdiğini, ikinci evleri gibi gördüğünü söyledi.

Gerek tatil için gerekse yerleşmek için Rusların ilk tercihlerinin Antalya oldu ğunu aktaran Balcı, kentte 100 binden fazla yerleşik yabancının bulunduğunu, bunun büyük bir bölümünü Rusların oluşturduğunu dile getirdi.

Balcı, salgın sürecinde kente olan ilginin daha da arttığını belirterek, şöyle konuştu;

Salgın sürecinde Antalya'daki yerleşik Rus sayısında da önemli ölçüde artış yaşandı. Antalya iklimi ve doğasıyla çok güzel bir kent. Havası da çok temiz. Bu süreçte güven verici tedbirler alındı. Uçak seferlerinin başlamasıyla Ruslar adeta akın etti.

Çoğu arkadaşımız burada ev kiraladı, halen ülkelerine dönmedi. Çünkü burayı daha güvenli buluyorlar. Salgın sürecinin bitmesini bekliyorlar. Kendilerini burada daha rahat hissediyorlar.

“Gelen dönmüyor, kalma sürelerini uzattılar”

Mahmutlar Mahallesi Muhtarı Ahmet Top ise,65 bin nüfuslu mahallede yaklaşık 12 bin civarında 40 milletten yerleşik yabancının yaşadığını söyledi.

RUS,İRAN,İŞVİÇRE,İSVEÇ BAŞ SIRADA YER ALIYOR. 

(ALMANLAR,YERSİZ,KORKU DAN PEK AZ OLMALI )600

Bu rakamı yarısını Rusların oluşturduğunu vurgulayan Top,Norveç, İsveçİsviçre, İran gibi ülkelerden de yabancıların ev alarak ya da kiralayarak ilçeye yerleştiğini bildirdi.

Salgın döneminde yerleşik yabancı sayısının arttığına işaret eden Top, “Salgın konusunda önemli bir sınav veriyoruz. Mahallemizde maske, mesafe ve hijyen kurallarına herkes uyuyor. Yoğun bakımda yatan hastamız yok. Kendi ülkelerine göre bizde Covid-19 hastası çok az. Rusya’da, İsviçre’de hava eksilerde, burada ise hala sıcak. Burayı daha güvenli buldukları için gelen dönmüyor, kalma sürelerini uzatıyor.” diye konuştu.

KENDİMİZİ GÜVENDE HİSSEDİYORUZ"

Yaklaşık 14 aydır Alanya'da yaşayan İranlı Christine Farami de Türkiye'de çok önemli tedbirler alındığını, riskin daha da az olduğunu, özellikle yeni kuralların salgının önlenmesinde etkin olacağını belirtti.

Alanya'yı çok sevdiğini vurgulayan Farami, “Burada çok sayıda yabancı yaşıyor. Buraya geldikten sonra ailem de yanıma geldi. Burada beraber yaşıyoruz. Yeni kurallar biraz yaşlı ve çocuklar için zor olabilir ama bu kuralların olması gerektiğini düşünüyorum. Zaten Türkiye’yi güvenli olduğu için tercih ettim. Umarım dünyada yaşanan bu süreç bir an önce biter.” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya'dan Alanya'ya gelen Gürcü Anjelika Chezhia da temiz ve sıcak havadan dolayı Alanya'yı tercih ettiklerini söyledi.

Burada taze gıdaya çok rahat ulaştıklarını anlatan Chezhia, bu durumun da virüsle mücadele etmekte etkin rol oynadığını ifade etti.

Uzun bir süre ülkesine dönmeyi düşünmediğini belirten Chezhia, “Uzaktan eğitim ve çalışma imkanı olduğu için ülkeye dönmeyi düşünmüyorum, burada kendimi daha güvende ve rahat hissediyorum. Salgın bitinceye kadar buradayız. Birçok yabancı da benim gibi düşünüyor.” dedi.

ÖTE YANDA,BİR DİGER HAVADIS İSE...

AŞININ ÜCRETİNİ DEVLET ÖDEYECEK.

2021'in ilk aylarında gelmesi beklenen ve kişi başı 39 dolar olan Alman aşısının,devlet bütçesinden karşılanması planlanıyor.

Dünyanın beklediği koronavirüs aşısında umut verici gelişmeler yaşanırken, Türkiye'ye ne zaman, kaç adet ve hangi fiyattan geleceği merak ediliyor. 2021’in ilk aylarında Türkiye’de devreye girmesi öngörülen Alman aşısının, doz başına 19,5 dolar olan ücretini, devletin ödemesi planlanıyor. İki doz olarak vurulması gereken aşı, kişi başına 39 dolar ücrete tekabül ediyor. Buna göre maliyetinin de kişi sayısına göre, 323 milyon 700 bin dolar ile 3 milyar 237 milyon dolar arasında değişebileceği belirtiliyor.

NÜFUSUN %60’I AŞILANABİLİR

Uzmanlar, toplumun %60’ının bağışıklık kazanması gerektiğine işaret ediyor. Bazı uzmanlar ise, aşının geleceği tarihlerde toplumsal bağışıklık oranının zaten %50’lere ulaşacağını, bu sebeple nüfusun sadece %10’unun aşılanabileceğini kaydediyor.

AYRICALIKLI ÜLKEYİZ

Klinik çalışmalarda yer aldığı için öncelikli ülkelerden görülen Türkiye'ye, Biontech'in aşıyı makul ücretle vereceği iddia edilirken, net rakam ruhsatlandırma veya ithal izni aşamasında belli olacak. Yeterli miktarda aşının, kademeli olarak Türkiye’ye girmesi bekleniyor. Zorunluluğu bulunmayan aşı, öncelik sırasıyla 65 yaş üstüne, kronik rahatsızlığı olanlara, 65 yaş altındaki kronik rahatsızlığı olanlara, sağlık çalışanları ve kalabalık yerlerde çalışarak risk oluşturanlara vurulacak.

COVID-19 Türkiye Platformu, 17 projeden dört aşı adayı hayvan deneylerini başarıyla tamamladı, en kısa sürede klinik deney aşamasına geçecek. 2021’in ikinci çeyreğinde hazır olması beklenen yerli aşı, ayda 50 milyon doz üretilecek, ruhsatlandırmasını ise Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) yapacak.

Kaynak; AA/ İHA/Derleyen;YeniyurtHaber. 19.11.2020

Yazar Hakkında
0 Yorum
Yorum Yapın