Tatil olunca,mektep-okullar.

Tatil olunca,mektep-okullar.

Başta okullar tatıl olunca ailelrde bu fırsatı,memleketlerine, yaylalara giderek değerlendiriyorlar.

OKULLAR TATIL OLUNCA...             

Yaşadığımız Almanya da,eyaletlere göre değişikti okul tatılleri.

Örneğin,Berlin de yaz tatılı, 20.6.03.8 arası;Bayern Eyaleti ise,29.07.'den, 09.09.,yani,29 Temmuzdan,Eylül 29'kadar okullar tatıldı.

(OKULLAR TATIL OLUNCA,SILAYA YOLCULUK YAPANLAR,KİMİSİ ÜÇAKLA, BAZILARDIDA KARA YOLUYLA YAPMAKTADIRLAR. 

TIREN,ARABA VAGONU İLE  EDİRNE'YE KADAR GİDİLİR.

Gidiş,gelşlerde olan kazalarda hayatlarını kaybedenleri,Tv haberlerinde ve gazetlerden öğrniyoruz.Gürbetçilerin rahat gidip gelmelerini sağlamak için özel önlemler alındığı,haberlerini okuyoruz.)

Türkiye eyalet olmayınca,okullarda aynı tarihlerde tatıl yapıyordu.

Bizzat aileler,okul da epeyce yorulan çocuklarını dinlendirme,gezdirmeye gitmek tedirler. Yani,izin yapmaktadırlar...

Bu izin,tatılda olanlar,bazı resimlerini,bizlerle paylaşıyorlar.Sevinç,duygularını,bizimlede paylaş makistitiyor,olabilirler.

Eskiden  Yaylalara katır ve atlarla gidilirdi. Gidişlere vatover denilirdi. Kaymaktan yapılan kedeler vardı.

Hele,taze kaşar peynirli muhlamayı unutmak mümkün değil.

Yaşanan cevdaluklar,yakılan türküler...." Akar Hemşin deresi Çat yoluna göl olur,büyüğü evlenince, küçüğüne yol olur"

"Sılaya yolu beklerim,yoluma yol eklerim..."

Yaylaya Erzurum İspir'den eşekle getirilen meyveler satılırdı. Beni arkadaş eşeğe bindirdi.Eşeğin inatı tuttu, sahibine doğru gitmeye başlayınca,atladım aşağıya.

Birde, "Horozun Boğazı" efsanesi vardı.

Kendisini kaçırmak isteyen delikanlıdan kurtulmak için;Kız,dağ horozu'na binmiş,boğazdan aşağıya atlamıştı.Arkasından da delikanlı. Horozun konduğu sal taşı ikiye bölünmüştü. Daha sonra,bu taşın altında altın olduğunu,birileri gelip çıkarmıştı.

Bu efsaneyi Hemşin adlı kiyabımızda uzunca anlatmaya çalışmıştık.

BOĞA GÜREŞLERI VE AT YARIŞLARI DA  YAPILIR-DI.

Kenan Evren zamanında,eski Bakanlardan,Kâmil Kamiloğlu ile çobanlık yapmıştık. Anam ona teslim ederdi. Onada rahmet olsun.Onuda bir Boğası vardı. Anam Ayşe'nin de Altın adında bir Boğası vardı...Güçlü olsun diye buğday hamuru ile beslerdi.

(20.08.2008 resimler; Yeliz Zeynep,Tirovit Yaylası)

Hayvan 24 ağiz(ağzım), "Aaa..aaa.."nara atardı.Yayla'da boğa güreş leri de meşurdu. Hayvanları gelmeyince,çakısıyla hayvanların etrafını yuvarlak çevirerek,bağlardı,ayılar ve kurtlar bir zarar vermesın diye.

Dumanlı havlarda,kava lımla Yayla Kızlarını oynatırdık.

YAYLA HİKÂYELERİNİ,YAYLACILIK YAPANLARDAN DİNLEMEK,DERLEMEK LAZIM.

ESKİDEN DERLER ÜZERİNİ SALTAŞINDAN (ve  kalas tan)YAP ILAN KÖPRÜLER VARDI. FIRTINLI HAVALATDA YAPILAN GÖÇLER DE,FIRTINA,SEL,SUYA KAPILAN HAYVANLAR,HAYVAN(MAL)INI KURTARMAK İÇİN PEŞİNE TAKILANLAR...

BİR DAHA GERİYE DÖNEMEYENLER... YAMAÇLARDAN,AKIP GELEN IRMAKLAR,FIRTINA DERSEI İLE BİRLEŞİRDI...TAŞTAN TAŞA VURARAK, SELLERE KARIŞANLAR VE KAYBOLANLAR, YAKILAN,AH-U VAHLR...

YAĞMURLU HAVALARDA,SOLDA GÖRDÜĞÜNÜZ BEYA AKAN SULAR,ÇAMUR RENGİNİ ALIRDI.

KARŞIDAN KARŞIYA ÇEKİLEN HALATLAR ÜSTÜNDEN,SIRTTA TAŞINAN YAYLACILAR... 

ALİ DAY İLE,BİR İSTANBUL HATIRASI.

SAĞDAKİ DE YUSUF SANCAK,O DA RAHMETLİ OLMUŞ. DİĞERLERİDE,SOL BAŞTA MUSA VE HALİL AĞA.

Birde Katirci Ali Dayının(sağda,fotorlu) hikayesi vardı.

Katır yokuştan aşağı ucmuş telef olmuştu.Katırına üzüldüğü kadar, Yaylacılara yük getiriyordu.Bu duruma çok derin üzülmüştü.

Hem,ekmek teknesı Katır(at) zayı olmuştu.Hemde muşterini malları.

Hadise,Trovit Yaylasına bıraktığı yüklerlerden sonra,Palovit yaylası üzerinden,Hapivonak Yaylasına  geçerken,olmuştu...

 Bu üzüntüye ilk paylaşan ve moral verende,yaylacı Göçoğlu Ayşe Ğala idi. Onun,sofrası herkese açıktı...Hepsini,rahmetle yâd ederiz.

ÇAT'LI BİLAL DAYI,BAŞINDA KASKET,YANAKLARI BAKIR RENGİNİ ALMİŞTI...YAYLA HAVASI.

BUZ GİBİ SULARI İÇİNCE DE,DUDAKLAR ÇATLARDI.

KİMİLERİ PINAR SUYU,BAZILARIDA OLUKTAN AKAN SULAR.AKAN SULARA OLUKLAR YAPANLAR VARDI.

Ya Çat'li topal Bilal dayı?..Havayı koklayan köpekleride meşurdu.Anam ondan yün alırdı.

"Ali köpekleruga sahıp ol!..Korkudan gelemaam" şeklinde seslenir,Bilal dayı da," Ayşe korkma,köpek köpeğun etini yemez!.." diye espirli cevap verirdi.

Yayla deyince,neler geldi hatırımıza.

(Biraz daha ilaveler yapalım,isterseniz! )

Yayla'ların hatıraları bitmez.

Herkesin kendine göre,değişik “yaşanmış hatıraları” olurdu...Bu bakımdan,hepsini bir den aktarma,yazma zordu.

Hani,eskiden araba yolu yoktu,naklıyat işleri at,katırlarla yapılırdı.

Yıllarca memleketinden uzaklarda çalışanların bazıları,yaşlanınca, memleketine gelip,bu gibi işlere girişenlerde vardı.

(Resim;5.8.2019,WhatsAppla; Umman Şentürk;Hemşin,Tirovit Yaylasın Sakaların Yayla evi)

Hemşin'in yerlilerinde ve köyünün kadım hocası Celal(Bayar) dayı da,oğlu Feğri hastalanınca onun katırcılık işi,yani nakliye işini o üstlenmişti. Yayla'ya götürülmesi gereken yükleri var.Düştü yola... dağ tepe, patıka yollar...

CELAL DAYI YAPARDA,KOMŞUSU MAHMUT NE DİYE YAPMASINDI?!.. REKABET,GÜZEL ŞEYDİ...

Celal dayı,elindeki değinek sopayı dikine yere vurarak ,”..işer durur,siçer durur!” deh!..Katır'ına serdenişte bulunur.

Eşek kulaklı Milas efsanesinde yer alan,uzun kulaklı eşek

Komşu Karamollanın Mahmud'da,İzmir' den bir (kulağı ve kendisi büyük,Girit) eşeği getirmişti.

Bu eşek düz arazıya uygundu. Karadeniz bölgesı yamaçlarına pek uygun değildi.Akşam olmuş,Mahmud dayi görünürelerde yoktu. Elimizde gaz feneri ile Elevit'e aşağı doğru gidiyoruz...Sıslı ve karanlık bir akşam...

Karısı,”..Oro Mahmuuud!..nerdesen,geluu miseen?!” karanlık lara doğru haykırıyor.

Daha sonra da,” İzmir'de kara Fatmalarla paraları yedurdun.. şimdi de....”,adeta dizlerini dövercesine.

Bu satırları aktarırken bile gülme,tevesüm etmeden kendimizi alamiyoruz.

Bu kişiler,çoktandır dünya değiştirmişlerdir. Cümlesine rahmet ile yâd ederiz.

İllaki dahasıda vardı ya...Yayla hatıraları çoktu.

Hele,Çoçolu,Hekime'nı dillere destan sevdaluk ları.Yaylada sevdaluklerde başkaydı.Hepsi birer roman niteliğinde...  Birileri derlese de,kitaplaştırsalardı. Bakmayın,öylesine uyduruk,tv deki dizi filimlerine.

Uzak şehirler'de yaşıyanlar,asıl olan memleketlerine gitmekte,oralardaki mekanları da şenlen dirmektedirler.

HELE EMEKLİ YAŞLILAR DA,EMEKLİ OLDUKTAN SONRA, KÖYLERİNE GİDİP(GELİP),ESKİ EVLERİNİ VE İBADET YERLERİNİ, YENİDEN GÖZDEN GEÇİREREK TAMIR ETMEKTDİRLER.

Ata mezarlıkları ziyaret edilip,yenilemekte;bağ-bahçeleri kismen de olsa şenlendirmektedirler.

Bu gibi benzerlıkler,bura da Bayen Eyaleti'nde de görmek mümkündü.

Bağ,bahçe,çiftlik,hanlar,kismen boş olanlar vardı.

Hatta,bu yerlerin yeni kiracı ve sahipleri de Türklerin olduğunu biliyoruz.

TABİATLA İÇ İÇE OLMAK,HEM SIHHATLI HEMDE HUZUR VERİCİ İDİ.

Bazıları”doğa” desede,biz tabiat diyoruz,dığrusu da buydu.

Tabiat,tabi çay”,tabii bal,kara kovan balı gibi.

BİZİM AYILAR,AĞZININ TADINI BİLİR.

Hani,ayıların çikamaması için,koca gürgen ağaçlarına saş çekilen ağaş ların dallarına çekilen petek lere,”kara kovan-balı” denirdi.Meşe balı,kestane balı,gibi.

BU KADAR NAKARATTAN SONRA...

Bazıları izine gitmek istesede,imkanları zayıf olunca gidememekte, giderlerin gönderdiği resimlerle avunmaya çalışmaktadırlar,diye biliriz.

Çağin teknik mesajları ile gelen,bize gönderilen resim lerle,Yaylalar' da,geçen günlerin hatıra resimlerinden bazı larını siznle paylaşmak isteriz.

SÖZ KONUSU SILA,VATAN OLUNCA...

Söz konusu,ana vatan,memleket olunca,ilgimiz dahada derin, sayılırdı.

"Memleket sevgisi imandandır",diyen kâinatın  günesi.

Rize,Hemşin Yaylaları'ndan gönderilen resimlerden bir kaçı.

 BU ARADA,DÜNYA'DA ORTALIK YİNE KARIŞTI.

Bu arada,Pakistan,Hindistan,Kaşmir çekişmesi vardı.

İngiltere,işgal ettiği yerleri,çekilirken de,fitne toğumlarını serpmıştı.Pakistan'a ait olan yeri,araya Hindist'anı sokmuştu.

Tipki,Ermenistan,(Nahcivan)'i,Azerbeycan,arasına soktuğu gibi.

Hong Hong'da Çin'den ayıran,işgal eden İngiltere idi.

Çin,Hong Hong'u yeniden kendisine bağlamak istiyor,Hong Honglular da bunu istemiyor.

Protestolar devam ediyordu.

Öte yanda,Rusaya'da bağımsiz aday (seçimlerde)olmak isteyenlerin arasında çatışmalar,basına yansıyanlardandı.

Belçika'da da,asker kırız varmış. Orduya,Müslünaların alınması isteniyormuş.

"Okulların tatılı olunca" ile,başlamıştık söze. Sonuçta,Pakistan,Hindistan,Rusya,Çin'le konuyu uzattık.

Gerçekten,ilginç bir yazı oldu,düşüncesindeyiz.

USA-AMERİKA'DA İRKÇİ SALDIRILARI,BAŞKAN TRUM'DA TEPKİ GÖSREDİ."TRUMP'UN BOŞ SÖZLERİ" OLARAK YORUMLAR VAR.

Bu dünya bize yeter. Kavgalara,çekişmeler hiç lüzm yoktu ya...

İnsan bu,”çiğ süt içmiş”,...

Münih,İlay Sakaoğlu.6. Ağustos 2019

Yazar Hakkında
0 Yorum
Yorum Yapın