Bir tarafta ticaret,öte yanda eğlence

Bir tarafta ticaret,öte yanda eğlence

Münih,Ostbahnhof,Orleansplazt,meydan da kurulan pazar

Bir tarafta eğlence,öte yanda ticaret.

Münih,Ostbahnhof,Orleanplzt...

Bu tezgahlar,yılda bir kaç defe kurulur.

Bu pazarın ortasında,görüldüğü gibi yuvarlak bir sahne. Sahnede orkestra...hem çalıyorlar hemde sölüyorlar.

Bunlara refaket edenlerde “olaa..olaa,obi, bubiii..” dans edenler...

Sıkıntı,sitres atiyorlar.Bir tarfta de,büyük mas bira bardakları...

DİĞER YANDA...HİNDİSTAN,PAKİSTANLILAR

Genelde Pakistanlılar,tekstil eşyaları satıyorlar.

Bunun yanında,deri,çeşitli çantalar, para, anahtarlık, cüzdanlar.Diğer yanda,10,25 arası fiata saat satan Alman.

NE ALIRSAN 5 EURO....

Bayan ayakkabıları.Takılıyoruz,"bize göre yokmu?..Adam gülerek,”..bir dahakine!..” diyor.

KURU MEYVELER. ÜZÜM,İNCİR,LOKUM,FISTIK.

ŞARKUTERİ MALLARI SATAN ARABA ÇADIRDA BAKLAVA,BÖREK,PİDE,YAPRAK SARMASI,ZEYTİN, PEYNİR...TÜRK BAYANLAR.

Tezgahın adı”SADAK” Sadik'in başka versiyonu olmalı.

TAVUK KIZARTMASINI SEVERİM DE,DOMUZ'A SOKTU ĞU ÇATALI,TAVUK'A DA BATIRINCA,YAĞLARDA BİRBİRİ NE KARIŞMIŞ OLABİLİR,DÜŞÜNCESİYLE,TAVUK ALIP YİYEMİYORUZ.

Alman,kızartılmış tavuk ve domuz kızartması satıyor.Nerde ise her tamağa göre yiyecek.

Öte yerde,yine bir Alman,bizim pişi -mafuş,dediğimiz,reçelli ve karamelalı hamur işi anında yapıp veriyor.

Birkaç günden beri havalar bi açıyor,bir yağıyor.

Havalar açık oluna satışlarda iyi oluyordur.

Yağmurlu olunca iler kesat sayılır.İki hafta devam edecek.

Hazırlıklar yapılıyor,dünyaca ünlü Okoberfest açılacak.

Bugünde çok dolaştık diyebiliriz.

Önce,GEWEFAG burosuna gidiyoruz. Kapalıymış,not yazıp posta kutusuna atıyoruz...

Oradan yaya ana yola,Otobüsle,Ostbahnhof...

TELEFONLARA ÇIKMAZLAR,ALDIKLARINI GERİYE GETİRMEZLER!..

"AAA!..SEN MİYDİN?!"

Gazete almaya yöneldik. "Aaa,bak hele,kimle karşılaşı yoruz!.." .Renk vermemeye çalışıyor.Kaç gündür telefon ettiğimiz,mektuplar yazıp,verdiklerimiz den istediğimiz,Samsun,Ladik(fırıldak, lâkap)lı,Kemal'ın karısı,Bilgehan)o,beni fark edince,başını aşağı eğip,gör memezlikten gelir gibi yapıp sollarken, "Aaa,bak hele kimle karşılaşıyoruz,senmisin?!" diyerek ayak üstü konuşu yoruz,işten geliyormuş...

Daha sonra,parkta oturuyoruz.Gazetenin sayfalarına göz atıyoruz...

Çocuklar ve köpekler... Bir baba çocuğu ara bada uykuda,o da telefonla oyalanıyor. Karşımda iki genç bayan hem konuşuyorlar hemde,telefonlarıyla meşküller.

YILLARDAN BERI TANIDIĞIMIZ,WÖRTHSTR.'NIN KADIM DOSTLARINDAN,DANİÇA(DANİELA)...

Komşu Daniça,bugün parkta yoktu. Aslen Hirvatli komşumuz Daniça...

Dün,onu es geçiyerduk,bağırdı," Ali! gel biraz konuşalım" Ne ocak, havadan sudan. "Dur!.. resmini çekeyim" diyorum. " Neinnn!..Ich bin heute nicht schööönn.." diyerek itiraz ediyorsa,biz bu arada, çoktan bir kaç tane çekmiş oluyoruz.

DÖNÜŞTE,KOMŞU,WÜRZBAR'IN SAHİBESİ'NE.

(Gesunde Genußvolle Gewurzkuche,Ayurvedisch Vegaterisch" ürünleri satiyor.)

Dönüşte komşu dukkana(Würzbar) selâm veriyor,çantamdan,yarım kalmış çukulatadan bir kaç parça uzatıyoruz.

"Nein Ali,danke!.. geraden süse pulver gegesen,ich bin so foll”,diyor..."Ah komm!”diyerek,yine de çıkulatadan parçalar ... Bugün çocuğu yanında yok.

Yoksa,” Was hast Du Ali,für mich?” der yanıma sokulurdu,bugün yokmuş. Bende onun için,çukulata,muz vb.alır verirdim,çocuk sevinirdi.

ÇOCUKLARI SEVİNDİRMEYİ SEVERDİK.ONLAR SEVİNÇLI GÖRDÜKÇE,BİZDEKİ SEVİNÇ BİR KAÇ MİSLİ OLURDU.

Daha önce,bir tanıdığın iş yerine gittik,hani,”BİZİM RİZELİ ALİ” diye bir yazımız varya,onun deposuna uğradık, yoktu.

Çevrede,dikenlerde oluşan meiğoba toplayıp yedik...

Demir yolu güzer gahında dikili yabanı erik ağaçları var.

Onu yanında da bir Trabzon'lu kadın,kapak,fasule,kara lağna ekmiş. Onlarda epeyi büyümüşte,kadın ortalıkta yoktu...

Her halde izin de Türkiye'de olmalıydı.

Kırmızı eriklerde alacaktık,hava çizeli,ayağım kayar diye vaz geçiyoruz. Koşede geniş bahçeli bir evin önündede kırmızı erik ağacı var. Bayağıda vermış,biraz sağa sola baktık,birilerini görseydik,dalında bio erik alacktık. Geçen yıl almıştık ya...

Siemens fırması'nın önünden geçıp U 5'e(metroya) geliyoruz... Laimer Plazt'a gider... Ostbanhof'ta iniyor,bir gazete aliyoruz.Yukarda bahsettığımiz gibi,eve yakın parkta bir kanapaya oturuyoruz.

Gazete sayfalarına göz atarken,yanıma yaklaşan kumrular dan birine,bir parça çukulata atıyorum. Ona atınca, sıyah (Rabi/100 yıl yaşarmış) karga geliyor,ona da bir parça atınca,diğerkargalarda hemen uçuştular....

Bu kargalarda bir alem. Zeki ve kurnaz.

NE ALIRSAN 5 EURO

Diğer yanda yaşlı bir adam,çöp kutularından ve dışarda bırakılan bira şişelerini topluyor. Tanesi 29 Cent. Az para sayılmaz. Diğer zamanlrda,biryaşlı kadın,iki değnekli ve tekerlekli arabasıyla o da şişe toplardı,bu ara gözükürlerde yoktu.

PETER'İN DOĞUM GÜNÜ

Dünde,Peter'in 77. yaş günü vardı.WhatAppla mesajlar çekip gönlünü almaya çalışırtık.Her yıl posta ile kutlama kartı gönderirdik.

Bu aralar çok meşkül olduğumuz dan,unutmuştuk.

Bir günün kısa hikâyesı.21.08.2019 Münih,Ostbahnhof.*[email protected]

Yazar Hakkında
0 Yorum
Yorum Yapın