Münich Allach

Münich Allach

Her Allach'a gittiğimizde

BUGÜN CUMA        

Allach'a cuma namazına gittik.

Her Allacha'a gidişimizde eski hatiralar canlanırdı.

Allach Diamalt Fabrkasında ve Graus Meffei'da çalışan çok Türklerde vardı.

Allach,artık eskisi değidi.Çok yerler yenilenmişti.

(1975 yıllarda,Allach Banhofu)

Bir zamanlar,Allach S-Bahn alt geçitte Faik Fındık Hoca ile,Hacan Koca karşılaşmıştık.

Başladılar yüksek sesle tartişmaya,geçenlerde ne oluyor? diye,merakli gözlerle bakıp geçiyorlardı.

Memleket,köyde inşaat için kereste siparış vermişler, taksımatta hille yapmışlar diye, Hoca Hasan'nı suçluyordu.

Konu uzundu ya...

Hasan Koca'nın abisi Abdullah vardı.Ben onu görünce yolumu değiştirirdim...

..ula kaçma,gel,ha pu sakalumi sağa süreyim, sanada hacı olma nasıp olur”,derdi.

Şimdi hepsi rahmetlik.

ALLACH TÜRK-İSLAM DERNEĞİ

Namaz çıkışta,Recep'ın kardeşi İliyas Yerlikaya ile karşılaşıyoruz.

Ayak üstü sohbet ediyoruz.

..Abim Türkiye'de,bende Karus'ta çaışmaya devam ediyorum,arda bir de taxi söförlüğü yapıyoz”,şeklinde açıklamalar da bulundu.

(Hoca Barakada,Behlul'un (vefaat etmiş,Trabzon'da yatmaktadır.Hafta sonları kasaplık yapar,bol bol etyerdik)Recep ve kardeşi Güleser'e burada kuran öğretiyordu,daha sonra Güleser'i gelin almıştı.)

NAMAZA GELENLER,VİRÜSTEN DOLAYI,GELENLERİ KAYIT ALTINA ALIYORLARDI.

* * *

Dönüşte Hirvatli,Amalya Hajdinjak'in hemşerisi,Kaffe-Bekerei'dan bir şeyler aliyoruz.

  HİRVATİSTAN,(Krozien)ÇAKOVİÇ DOĞUMLU,PETER-MÜLERSTR'DE KALAN,AMALYA (HAJDİNJAK)'A SELAM SÖYLEYİNİZ...

Bir zamanlar bizde bu sokakta kalmıştık.

"Amalya'yı görür seniz,selâmimizi söyleyiniz,"Ali seni bekliyor “ deyiniz,dedik... gülüştük...

Birde resmini çektik....

DİŞARDA OTURAN,SİGARA ve  KAVE İÇİNLER DEN 

"BEN,DEVLET MEMURUYUM"

Dışarda oturan Türklerde vardı,birer kart verdik,”Resminizi çaka bilirmiyiz?” sorduk, mavi gözlü,şikoca biri,”Ben devlet memeuruyum, olmaz!” dedi. Konsolosluk'ta çalışıyormuş.

Alman devlet,resmî memurları da Alman medyasında resimleri çıkar." Biz devlet memuruyuz, lütfen resmimizi çekmeyiniz!",şeklinde koplekse girmezlerdi.Hatırlatırız.

ALLACH'IN DA BİR HİKAYESİ VARDI.

Tâ Kanuni zamanında,bir kaç savaş esiri buraya yerleştirilmişti,Nufenburk (Türk Konsolosluğun yanı) kanalda Türklere yaptırılmıştı.

***

(HOCA BU TV.YE BAKMAZDI,ALİŞTİ BİZİ DE SOLLAMIŞTI)

Münih'te Türkenstr.de de çok meşhürdü.

Türkenfeld Kasabası'da.

Hülesa her Allah'a geldiğimizde çok şetleri hatırlarız.

NART YALÇIN KAEDEŞLERİ DE

Allach'ta tanışmıştık.

Mehmet-Faik Fındık Hoca'yı da...

Ahet Koç' rahmetlisini de...

Ve dada nicelerini...

Meydanda,kitaplık var,isteyen kitap alır,yada bırakırdı.

Bir dahaki gelişimizde,bizde bir kaç,Türkçe kıtap getiriz, inşanlah. 

(Sivas Gurun doğumlu,İzinde iken,trafik kazasında(26.7.2007) vefat eden Ahmet Koç,hanımı Güler ile/Resim Ali.)

Sahi ne diyorduk?

Her Allach'a gelişimizde...

BİRAZ İLAVE YAPALIM...

"DANKESCON MEMED!"

Allach'ta Trabzonlu “dankescon memed” lakâplı 50 yaşlarında birisi vardi. Alman kocokarılarını ziyaret edermiş,işi bitince de kocakarılar,”dankescon Memed” derlermiş.Bu zatla Türkiye yolculuğumuz oldu.

Wahnact/yılbaşı tatılı,Surmene Aksuhan larında Ali Küçükali israrı üzerine üçak biletimi iptal etmiş,bunlara katılmıştık. Arabanın bagazı tıkabasa,üstünede bakaj,Fındık Hoca'nin iki halısı,birde dikiş makinası.

Yugoslavyanın dağlarında,arabanın piston, balataları yandı,yağları tazeledek,yola devam ettik,”tika-taka” derken motor dudu. Hava soğuk ayaz.Arabanın içinde bezler sarıldık.Başladılar yalvarmaya,”kurtar bizi Ali

Daha önce yağ değiştirmiş olduğumuz Benzin istasiyonuna gittim,Yugoslava rica ettim,arabasıyla arabayı çektik.Bozulan arabayı(opel olmalı) burada biraktik,eşyaları bir tren istasyonuna, oradan Belgrat'a. Türkiye'ye giden tren'e bindik.Tren'de yer yoktu,raya sıkıştır dılar... o anların resimlerini de çekmiştim. Memet boğazindan nefes aliyordu.Çok sigara içmekten olmalı, boğazına çıhaz takmışlard,o hâlâ sigara içer,”paaha bi şey olmaz” diyordu.

(Ali Küçükali solbaşta döşek üstünde Ve mehrüm Ayhan Nart,en üst sağda)

*M.AFAİK FINDIK HOVA ,ÖNCELERİ TV.GÜNAH DİYE BAKMAZDI

Baraka'da Hoca ile bir odada kalıyorduk,siyah beyaz bir tv.almıştım.Hoca günah diye tv.bakmazdı,daha sonra alıştı, benden çok seyrediyordu.

Hoca,dolapların üsüne koca bir valızı vardı. Özel kiltlerle kilitli.Benim kiler açık.Bir anahtar uydurdum,valizin içine bir mektup. Vardiyeler ayrı ya.. Gelince vaziyeti görmüş,küplere binmiş, barakadakilere,”Ali çantamı açmış, paralarımı çalış”. "Ali böyle Bir şey yapmaz" diye,itiraz etmişler.Sonra durumu izh ettik,hep birlikte gülmüştük...

HOCA İLE BİRLİKTE,PİSIKLETLE  MAN FIRMASININ HAYIMI/YURDUNDA,MESCİT YAPMIŞ,TERHAVİ NAMAZI KILDIRIRDIK. BU NAMAZIN KİKÂYESİ DE UZUN YA.

(Fındık Hoca,Diamalt Fırması'nın barakası önünde,üst katta evliler,alt katta ise bekârlar kalırdı.Şimdi bu (Diamalt Fabrıkası)alanda yeni evler yapıldı.Hocayı ilk burda tanışmiştik.Hollanda'dan buraya gelmişti.)

BUNLARDA,KİMİ ÇORUMLU,EDİRNE,KARS,MALTYALI BAHÇEDE DİNLENİYOR,SOHBET YAPIYORLAR

daha sonra bu radan taşındım,özel bir oda tuttum,Peter-Müllerstr.'de. Ormanın kenarında, yaçlıca bir Alman kocakarı. Odadaki tv.antenli. Kocakarı çatı anteni bağla daha güzel çeker,ancak 5 DM. İstiyordu. Bende,bu bana yeter, diyor,kocakarı gidince çatı anteni bağlıyordum,işe gidince de çikariyordum.80 yaşında minyop gözlüklü yüzme kursuna gidiyordu.

İŞ ARKADAŞLARIM

Ben işte iken bu odayı Reis-Müllerstr'dek evin bir odasına taşımışlardı. Surmeneli Ali Kiçükali ile birlikte kalıyorduk.

Yeni bir renkli gurindig tv. 1000 DM'a almıştım,komşu Türk aileler,ne luzum var,kıskançlığı. Bahçeye de bir şeyler, lahna,soğan vb.ekerlerdi.Ben de çiçek ekmiştim,beni firma şefine şikayet etnişlerdi.

(Sağda,Sami-Zeyneb'in çocukları Cevriye,bir Almanla evli,Alaxander adlı oğlu,Katarina adlı kız çocuğu vardı.)

YUNANLI  BİR  KADIN

Bize sevdalanmış,gece yarısı kapıya dayanmış!.." Ev vah bi gören olursa rezil olduk!.." korkusu bizde.

ULUM'DAKİ İSTASYON BİTİNCE,KİŞ KIYAMETTE ÇALIŞIYORDUK. BEN GERİYE DÖNMEYE KARAR VERMIŞTIK.

Ulum'den Münih'e oradan Türkiye'ye gidecektim. Üçağı kaçırmıştık.Ostendi her zamanda uçak yoktu.

Beni buraya getiren de bir Trabzonluydu. "Seni tanıdıkların yanına götüreyim" demiş,bizi Allach'a getirmiş,Diamalta çalışanların yanına birakmıştı. Bekârlar odası,rancalar üst üste.Kemal Albayrak'la bu rada tanışmıştık. Tatıl her taraf kapalı ya,bizi gezdiriyordu,ilk olarak ta Hoca ile Barakanın bahçesinde tanışmıştık. Millet Almnya'ya gelmeye can atiyor,sen geri dönüyorsun, ocak şey değil" demişlerdi. Hoca'da Hollan'dadan buraya gelmişti. Bakmittel'de çalışıyormuş.Bakmittel Apteluğunda toz dondurması da yapılıyormuş. Toz dondurmasını öğrenmek için,iş başı yapmıştım. Burada,Sami Hasanamutlu,Amalya ve Yalçınlarla danışmıştık. İki sene çalışmış,buradan MAN fırmasına auto elektriker olarak iş başı yapmiş 6 yıl çalış, daha sonrada, BMW' de 9 sene,8 ay çalıştık.

(Solda,Maimar Ahmet Akyüz,Faik Fındık ve Surmeneli Ali Küçükali'nin oğlu Nevzat.)

ALLACH ORMANI (Allacherfrost.)

Vorherstr.'den,Tachauerstr.

MAN ve kardeş firma MTU'ya kadar uzanır.

Hafta sonları bu ormanın kıyısında uzanır, ben romanımı yazarken,Hoca da küçük radyosu ile Türkiye haberlerini ve müzik dinlerdi.

Hoca rahmetlisi Hakk'a yürüdüğünde,kabrı başına gidip,”Hocam radyonu getirdim” demiştik.

Ormanın yarısı tarla,mısır,lahna,kabak vb. ekilirdi.

Yanımıza yiyecekte getirirdik,orman bekçisi Alman'ıda çağirir onada ikram ederdik.Adamla ahpap olmuştuk.

Gece yarsı arabamla giderken,aniden ormandan çikan geyiğe çarmıştım,hemen polise giderek duruma anlatmış,polis memurları da yaralaı geyiği armaya gitmişlrdi.

Ormanda,kelebek,kuş,geyik ve ceylan yaşardı,hâlâ da yaşamaktadırlar.

Münih,Allach.M.Ali /14.01.2020

Yazar Hakkında
0 Yorum
Yorum Yapın