Nerde o eski bayramlar?

Her Bayram Namazların ardından...

Ramazan Bayramından sonra,Kurban Bayramını yaşamaya çalışıyoruz.

Bayramlar vesile,dünya liderleri yazılı ve sözlü mesaj,beyanatlar yayınladı.Onları okuyor,dinliyoruz.

AH! NERDE O ESKİ BAYRAMLAR?...

(Bir Bayram yazısında,başta Türkiye hatıralarımızdan,kısa porteler çizerken,değişik mevzülara da,hafiften değiniyoruz...Haydeyin öyle ise,hep birlikte okumaya çalışalım!..)

ŞİKAYET EDELERDEN BİRİ DE,DÜYACA ÜNLÜ,ANTİKA RESTORATOR ve BİLİRKİŞİ RAPORTORU,A.DİKMEN.

Küçükler,büyüklerin elini öper bayram haşlığı alırlardı.

Bu günde bu adet,töreler devam ediyor,sanırım.

Bazıları” Ah nerde o eski Bayramlar” demeye başladı,dedi bile...

Bazı ailelerin çocukları,torunları uzakta gurbette olduklarından,ziyeret ede miyor, telefon konuşmasıyla gönül almaya çalışıyorlardı.

Bazıları da,eş,dost,arkadaş,tanıdıklarına telefonla arayıp Bayramlarını kutladı.

Eskilerde,Bayramlar kart postaları gönderilirdi. Şu teknik geliştikce,WhasAppla canlı olarak,tebrikleşmeler,görüş meler olunca,Postacıların da ekmeğine manı olmuşlardı.

Biz eski adetleri yaşatmak için,yinede kart postalar postalama adetini yaşatmaya çalışanlardan birisi sayılırız.

Postacılar,pul havaleler,onlarda kazanması lazımdı.

MÜNİH,ALLACH HATIRASI,TABZON'LU MEHRUM FINDIK HOCA.

(foto;Yeniyurt)

Her Bayram namazının ardından,yakınlarımızla telefon görüşmeleri yapıyoruz, yapiyorsunuzdur.

Bazı tanıdıklar vede dostlar,dünya değiştirmiş berzâh âlemde duala rımızı beklerlerdi.Onlara telefon edemiyor,konuşamiyorduksada,onlara da ganı ganı rahmetler dileyerek,Bayram hediyelerini gönderiyoruz...Bugünde bunları yaptık.

İlla ki Sizler de,bu bahsettiklerimizi yapan,yerine getirenlerdensiniz.Bayram namazına katıldık,kısada olsa bunun haberini sayfamıza aktardık.

Tek başına,yanlız olmamız,bize bıtkınlık,yorgunluk vermiyordu.

Hem yazıyor,hemde sayfamıza yüklemeye,okuyucularımızla paylaşmaya çalışıyoruz.Umarız sizlerde zevkle okur,okutur,paylaşırsınız.

BAYRAMLARDA,KURBANLIK HAYVANLARIN ÇEKTİKLERİ TV EKRAN VE BASINA YANSIDI.İŞTE ONLARDAN BİRİSİ

Bir vesile,tekrar cümlenizin Bayramını kutlar,sıhhat, huzur,mulu,saadetli Bayram lar diliyoruz.

BAZI KURBANLARIN ALNINA KINA YAKILIR. AYRICA ÇOCUKLARIN ANLINA DA KURBAN KANI SÜRÜLÜR.BUNLARIN HEPSİNİN BİR MANÂSI OLMALI, VARDI-DA.TÜRKİYE'DE BAYRAMDA SAYFİYELER DOLUP TAŞMIŞ.KIRAN KIRANA KURBANLIK PAZARLIKLA RI DEVAM EDİYORDU.

TRT 1 'de Fuat Beyi dinliyor,kulak kabartıyoruz.

Bayram'da Çeşme'de sahiller dolup taşmış,olduğunu,oradakı bazılarla canlı yayında,mulakatlara kulak kabartıyoruz...

YILLAR ÖNCESİ,BEYOĞU,TARLABAŞI,KİLİT SK.3'TA,(şimdi,yıkıl mış) RUM MADAMIN APARTMANI,BEKÂRLAR ODASINDAN BİR HATIRA.BİZİM ARTİS OSMANDA,ARAMIZDA,AKSARAY MÜZİK OKULUNA GİDİYORDU.ARKADAŞLARI DA, HURİ SAPAN,MEHMET ALTUN,HAYRI ŞAHİN,AKLIMIZDA KALANLAR.

İlk pılâğı,"Nasıl kıydın aşkıma?" idi. Afişleri Maksim Gazınosuna asılmış,avans olarak da 6 bin TL. almıştı,Kınık Plâk'ın kızı ile kaçmış lardı,Gazino sahibi Fahrettin Aslan, küplere binmişti... Dahasını,şimdilerde emekli, Osman'dan dinleyiniz..!*1967/8 YILLAR OLMALI.

"ELA DO KALYOPİİİ..!"

(Rum madam bizleri  severdi.Bizleri evladı gibi korur,ucuz kira alırdı. Bizde onları sever,sayardık.Binanın karşısında Sinop'luların işlettiği kumarhane vardı.Bir gün,kulanbey pozunda biri önümüzü kesti,"..Ulan!..benim manıtama nasıl göz diker,laf atarsın!" dedi elindeki kamayı eğilerek,kaldırım taşlarına sürterek... Hemen yukarı çıkıp dolaptan ağanın silahini almıştım. Mermiyı namluya sürmüş tüm.Paltur kültür merdivenlerden indiğimi duyan madam," Ne oluyor bree?" deyip önümü kesmişti.Onu saf dişi etmiş dışarı fırlamıştım,herif arabaların arkasın dan sıvışmşti...Devriye gezen, inzibat jandarmalar,elmde tabanca ile görünce,teselli edip,"sılahı aldığım yere" götürmemi nasıhatlarda bulun muşlardı.

 Hele,komşu Kalyopi'nin bana yaptığı cilve naz,kur..,"Poli Ağapumi (Seni çok seviyorum.) şeklinde seslenenirdik...Binanın damında çamaşı asan kızına aşağı balkondan seslenirdi," Ela do Kalyopiii!.." Hikayeler dolı yıllar geçmişti Beyoğlu'nda...

BU YÜZDEN OLMALI ÜSKÜDARI ÇOK SEVERİM. HER GİTTİĞİMDE KARŞILAŞACAĞIM HEYCANI YAŞARIM.

Üsküdar'da ikamet eden,kısa sarı saçlı,mahcûp bakışlı,utangaç bir gen kız,ilk sevgilim sayılan Ayten vardı.Onun yüzünden çok kavgalar yapmıştık.Onun hikâyesini,Fahrettin (Çabuk)'tan(solresim ,önde  beyaz gömlekl,2.) duymak,dinlemek daha inandırıcı olurdu.Fahretin'de artık yaşlanmış, kocamıştı ya...O zamnalarda,Kasımpaşa Gençlik Kulübü'nde güreş yapıyorum. Hocamız,dünya Gerokomen şampiyonu Mehmet Oktay'dı.Bende,Türkiye hafif siklen ikincisi olmuştuk,1969'da. Daha sonrada asker gitmiştik.Bir ara Fatih Böksör Kulübünde Boks öğrenmeye gitmiştim.Oraya tembih etmişler, "buna öyle bir dayak atınki,bir daha gelmesin" olmalıydı.Bana boksu öğretecek herif,sağ,sol,direk yumruklar atıyordu,öğretecek yerde... Epeyce dayak yemiştik ama,o benim güreşten anladığımı bilmiyor olmalıydı, boksu bırakıp aniden belinden kavradım aldım altıma!..Bir dahada buraya gelmemiştim.

Beyoğlu,Galata Saray Lisenin karşısı,İngiliz Konsolosluğu,Alman,Fişer lokantasının yanında,ortak,(Fahretin Çabuk-sol altta ikinci.) Ronesans Pastahanemiz vardı.)

Dukkanın kadım müşterilerinden biride Nihat Erim'dı.Hatırlanacağı gibi,Erim,Ankara'da terörislerce katledilmişti.

Sabiha GÖKÇEN...

Verdiği siparişeri,evine benim getirmemi isterdi.Her kesi evine davet etmez,evini tarihî tablo ve almış olduğu armağan,ödülerle suslu,kahverengi içinde bir daire idi.Siparişleri teslim edip gitmem lazımken,o beni bırakmaz,içeri alır,geniş yuvarlak masanin önüne oturtur,kendiside,karşıma  geçer sesizce çökerddi.İçinde birileri ile paylaşacağı hatıraları,bunu güvene bileceği biriyle paylaşmak ister bir halı vardı.Günlük konuşmaların ardından,Atatürk'ten ve de Dersim olaylarından bahsederdi.Necip Fazıl'ına,”tarih boyunca büyük mahzumlar” adında kalınca bir eseri vardı.Söz konusu,Dersim ayklanması, N.Fazıl'ın kendine has uslûbu ile aktarır.

*"...Zeki bir çocuğa benziyorsun,mutlaka okumalısın!.. Bu hususta sana yardımcı olabilirim” şeklinde tavsiye nasıhatlarda bulunmuştu,hiç unutmam.

(İlk Kadın Savaş Uçağı PilotuTürkiye’nin ilk kadın pilotlarından birisi olan Sabiha Gökçen, aynı zamanda dünyanın ilk kadın savaş uçağı pilotu. 1937 yılında Eskişehir’de Hava Okulu’ndan mezun oldu. Manevi babası olan Mustafa Kemal Atatürk’ün de teşvikiyle, 1.Tayyare Alayı’nda  altı  aylık harp uçuş eğitimi gördükten sonra Trakya Manevralarına ve Dersim Harekatına katıldı ve “İlk Kadın Savaş Pilotu” ünvanını aldı.Uçuş kariyeri boyun ca otuz ikisi muharebe görevi olmak üzere, 8.000 saat civarı uçuş gerçekleştirdi.

SABİHA GÖKÇE-N,Kadiköy,Kurtköyde,zamanın Başbakanı Mesüt Yılmaz bu havaalanını yaptırmıştı.Bazı CHP'lılar,"S.GÖKÇE-N HAVAALANI",adının iptal edilmesi istenmiştı.

Evet,yazdıkça hafızamızdaki bilgi,dataylar deşifre oluyor...

Uzunca bir Bayram yazısı oldu.

Şimdi burda,fanatıkça bir soru sorsak,Bayramda, çıplak,mayolular,Bayramım ruhu,ulvî mesajına aykırı mıydı?..Bu durumu,kafamıza takıldı ya,Cuppeli Hoca'ya sormak lâzım-dı!..

"Nerde o eski Bayramlar",derken neler geldi hatırımıza.

Burda adı geçip de,dünya değiştirenlere rahmetle yâd ederiz. Anlattıklarımızda,noksa,yada yanlış olabilir ise,"af"dileriz.

Evet... Bir dahaki yazımızda buluşmak üzere...

Münih,11-12-08.2019/Hicrî;11 Zilhicce 1440

Yazar Hakkında

M. Ali Yeniyurt Diğer Makaleler