Kaz dağı ,sendromu...

Tv.haberleri,gazetelerde yer alan havadislere göre...

KAZ DAĞLARINDA,BELKİ DE HİÇ “KAZ” YOKTUR,YİNE DE KAZADI İLE ANILIR.

(Bir kazdağı masal,sendromu)

İllaki her ad,ismin de bir manâ,hikayesi vardı.

Araştırmak lazım,neden”Kaz dağları” demişler-dı...

Hayda!..Şöhretten unutmaya yüz tütenler de,"Kaz dağına" gidiyor,kimi konser veriyor,kimi de adına şarkı,arajman lar besteliyor,yapıyor...

Bu kazdağında altın çıkarma işi,bayağı renklendi. tv.gazete haberleri filan.

DAHA ÖNCEDE,İSTANBUL BELEDİYE BAŞKA'NI İMAMOĞLU'NUN... Yeleklı,tv.şovu

...Babası'nın da,oralarda bayağı arazısı varmış .

Ola bilir,bizim Karadenizliler çalışkandır.İnşaatçi,mimar,mutahittir.

(Bizim olmadığına bakmayınız.Ha böyle boş iş (yazma-çizme)lerle uğraşanın,para-pulu olmazdı.)

Bir zamanlrda,yine altın çikarma işi vardı. Bazı kesimlerde yargara edip durmuştular.

O zaman da,yarı çıplâk,pala bıyıklı herifler,günlerce yürüyüş,gösterişler yapıyordu.

Bu masrafları,yeme-içme,konaklama vb.- kimler karşılıyordu?

Daha sonra anlaşıldıki,bunun arkasında Almanya (demiyoruz!) firmaları varmış.

İstanbul'u sel basmiş,hayda!.. bir çokları Başkan İmamoğlu'na yükleniyor.

"Nerdesin?.. Bize ne diye sahip çikmadın?.." (Başkan rahat bir tatıl yapamadı.Apar topar İstanbul'a dönmüş!..)

Bir  tuaf  millet olmuşuz(yurtdışında olunca,bunun farkına varmamış olabılırız) ya!..

Bu afettir,Başkan ne yapabilir?! 

Hele birden bastıran yağmurlara,ne kanallar,ne de kanal süzgezleri dayanırdı. Ne kadar bakımlı,temiz olsa da...

Aksaray,Unkapanı geçidinde,”Cici Baba” lakâplı evsız biri(uykuda-sarhoş- olmalı?)suda boğulup,ölmüş...

(Cici baba ( Sezai KIŞ AYLARINI KARDEŞİNİN EVİNDE GEÇİRİYORMUŞ...

Ordu'nun Kumru ilçesinden olan Sezai Gülek (59) bir süre memleketinde yaşadıktan sonra İstanbul'a taşındı. Kasımpaşa'da bir otelde kalan Gülek, çeşitli işlerde çalıştı,seyyar satıcılık yaptı. Alkol mubtelâsı olduğu öğrenilen Gülek, bir süre sonra sokaklarda yaşamaya başladı. Daha çok Beyoğlu ve Kasımpaşa çevresinde yaşayan Gülek, kış aylarında 5 kardeşinden biri olan ve İstanbul'da yaşayan 53 yaşındaki Cevat Gülek'in yanına gidiyordu. Havanın soğuk olduğu dönemlerde günlerini kardeşinin evinde geçiriyordu. İnşaat işleriyle uğraşan Cevat Gülek,ağabeyine birkaç iş ayarladı ancak Sezai Gülek bu işlerde çalışmadı. "Cici Baba" sadece kış aylarında kardeşinin yanına gidiyor ve tekrar sokaklara dönüyordu...)

(Alt geçitteki dükkanları da su basmış.)

Bura da,İmamoğlu'nun suçu,günahi ne ola?..

Bu konuya bazı yazarlarda katıldı.Bunlardan biri de,Fatih Altaylı.On binlere "trol"diyen Fatih Altaylı’dan İmamoğlu'na; "Yapmayın başkan!.."Habertürk yazarı Fatih Altaylı,İstanbul'daki sağanak yağış sonrası eleştirilen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili yazı kaleme alarak "Burada kalsaydınız yağış daha az olmayacaktı. Ama burada olmalıydınız. Çünkü burada olsay dınız binlerce kişi "Nerede bu Başkan" diye sormayacaktı.On binlerce trol "Hani bu Başkan ya!" diyemeyecekti" ifadelerini kullanmış...

(...)

Bu anı yağmurların getirtiği felaketi yaşadığımız Almanya'da şahit olmaktayiz.

Biz aslında,yaşadığımız ülkeyi içeren,ilgilendiren konulara değinmemiz lazimken,söz konusu Ana vatan olunca,susamiyor,görmemezlıkten gelemiyoruz.

Haberlerde geçtiğimiz gibi SPD Başkanını arıyor.

Trump'ta,Görönlad'ı almaya çıkmiş.

Firansa,Hollanda,Avusturya'da şu olmuş bu olmuş,gibi şeylerden de bahsedebilirdik.

Yoka A.Say biyanosunu vurmuş omuza,tâ “kaz dağları” eteklerinde konser vermiş.

Bizim Rizeli Tarkan'da,(Kaz dağlarında bulunan villa(deniz,göl yoksa,köy evi olmalı) türkü,arajman bestelemiş-MİŞ!..

Bir daha ki,"miş,muş"larda buluşmak üzere.

Almanya'dan güzel selâm ve dua ile.

Yazar Hakkında

M. Ali Yeniyurt Diğer Makaleler