Aalooo..!

Ya baba!.. Hulûsi Bey,telefonlara cevap vermiyor!..

Türkiye'den,"Yâ baba!..Hulûsi Beyin telefonu kapalı!..”

WhatsApp'tan mesajlar...

Daha sonra,canlı görüşüyoruz.

*Hergün gibi,bugünde yoğun geçti.

Başta bir ev derdine düşmüşüz,bi oray,bir buraya gidip,geliyoruz...

Kimi yaya,kimi Tranvay,S-Bahan-U-Bahn'la...

U-Bahn,S-Bahn,tranvaylarda,her renkten insan var.

25 Tranvay ile Gründwalt'a gitmiştik,dönüşte(maşallah) kalabalık bir aile. Anladımki bunlar, Uygur Türklerin den...

Çoçuklara,çantamdan çıkarıp bir kaç ceviz uzatıyoruz...

Çocuklar seviniyorlar...Yan koltukta,bir zencide,saçları örül müş, kulağında koca kulaklık,muzik dinliyor,kafasını da,hafiften sağa-sola sallıyor!..

Çocuklara verdiklerime gözü takıldığı fark edince,onada uzatık. Tevesümle,” danke,nein,teşekkür, hayır” demek istemişti.

*Daha sonra,U-5 ile,Laimerplazt'a,gidiyoruz...O çevrede,bir adres arıyoruz...

Bazı evlerin önüde,kartonlar içinde,”Verschenken,hediyelik alabilirsiniz” yazıyor.

Kısa göz atıyoruz,kiataplar,çocuk ayakkabiler vb...İllaki muhtaç olanlar vardı.

Aradığımız adresi buluyor,gerisi geriye dönüyoruz... 

Genç adam,çocuk arabasını sürüyor,yanında avratta,elektirikli sigaradan büflüyor,dumanı bızi sollayıp geçiyor...

Bir başka bina önünde,haliyi temizleyen(konuşmasınadn anlıyoruz) Hirvatli bir kadın...Alman kesinlikle bunu yapmaz.Sanki burası,dağ başı!..

*Tam karşıya geçeçeğim,bizim Mevlüt...motorsikletinin tekeri sönmüş,”Hayrola ne oldu?”,gülerek,“teker patladı,benzin istasiyo nuna gidiyom,yaptıracağim”, şeklinde cevaplıyor.

Çok yorulmuştük,karşıdaki kafeterya'ya geiçiyoruz...

Lambada beklerken,iki yaşlı bayana,” ikiz kardeş misini? ” soruyorum, tevesümle” Nein!..iki arkadaşız” diyorlar...

Lamba yeşile geçince,karşıya geçiyoruz.

Sağ tarafta İtalyan dondurmacı,bahçe dolu.

Sol tarafta,(Bäkerei,u.) Kaffeterya...Oraya giriyoruz. Bugün ahava güneşli ya... İçeriside sıcak,tek bir bayan çalışıyor...

1.Krapfen,1.deçukulatalı pasta,kafee alıp, dışardaki masalardan birine oturuyoruz.

Karşımızda iki bayan,iki yaşlı Almanlar,onlarda hem sohbet ediyor lar,hemde bir şeyler atıştırıyorlar...

Gazete alırken,Bursa doğumlu1965'de Almanya'ya gelen biriye tanışıyoruz.Onunla da,ayak üstü kısa bir sohbet ...

Daha sonra,Bankada çalışan,Marion'la karşılaşyoruz...

Aaa Ali!..” Wie geht Dir?..Nasılsın? derken onunla da ayak üstü laflıyoruz. Daha önce Annesı'nın kocası olan Franz'ı eş olarak almışti!."Du hast ab genom men,du bist immer noch hupsch” diyorum,tevesümle,”.. danke Ali!.. Peter'den de, söz ediyoruz.

Dahası?..

Geriye mekâna dönerken,yine U-Bahn...Kalabalık. Bir çoğu elindeki telefon la oyalanıyor,pek nadırıde ya kitap,yada gazeteye göz atıyor,bizim gibi...

Gazete okurken,ceketim yere düşüyor,karşımda koltuktaki tesettürlü bit genç, eğilip alıp vermek ister ken,”danke schon,sehr net!” diyerek,ondan önce davranarak,döşemeye düşen ceketimizi alıyoruz.

SİZ TÜRK MÜ SÜNÜZ?

(Genelde,gazete okurken,başkaları fark etmesın diye,katlardım.)

Okuduğum gazeteyi görünce,” Siz Türk mü sünü?...onunla da,ha va- dan sudan, havaların bir açık,bir kapalı oluşundan konuşurken, çiçimden de,” bizim oğlana uygun olurmu?..” şeklinde iç geçiriyoruz. Hani,bizim,Türki ye'deki ahiret bekârı oğlan vardı ya...

*Max-Weber'de inecektik,inmedik,Osbahnhof'ta iniyoruz...

*Yozgat'lı hemşerimiz,Derviş'den,cep telefonu geliyor...

Abi,tefonlara niye çıkmıyorsun,beni ara!..”şeklinde mesajlarını okuyoruz.

Bende,” Hulusi abi,telefonlara çıkmiyormuş, çocuklar bir haftadır onu bekliyorlarmışBende tl.ettim,cevap vermiyor...” cevaplıyoruz.

Haci “Hulûsi abi dediğimiz,Türkiye'ye bir takım eşya göndermiştık.

Sağ olsun götürmüş;bir valız vede bir karton Almanca -tarihî-kitaplarım, henüz pıyasada yokmuş.

TIR içinde bunları bulamadım,kaybolmuş olabilir” dese,bizde anlayacağiz,ne olduğunu.

Hele şükür,telefonlarımıza cevap verdi,tekrar Münih'e gelmişmiş.Arabanın getriebesi bozulmuş-muş,haftaya yine Türkiye'ye didecekmiş,o zaman diğer paketleri bırakacakmış. Bunları Türkiye'ye aktarıyor,telefonumuzu da kapatıyoruz.

* * *

Aaloo Hulisi Abi!..Nerdesin?..Çocuklar seni bekliyor!..”

...nihayet sesimiz ulaştı,cevap verdi.Hele şükür!..

* * *

Şimdi sırada,Wohnungsamt'a mektup yazmak,olacak...

Yazar Hakkında

M. Ali Yeniyurt Diğer Makaleler