4 Mualefet

Her nekadae Avrupa'da yaşasakta,kulağımız,gözümüz Türkiye'dedir

TÜRKİYE'DE DORT MÜHALEFET

TÜRKİYE  MAKALE YAZARLARINDAN KISA DERLEME

(Elbetteki,mualifler,hükûmet,iktidarın yanlış,hatalı bulduklarını uyarmalı.Yanlış,hatalı bulduklarına alternatif reçeteler sunmalı.Bunları yapamıyorsa,yaptıkları yargaradan başka bir şey değildir.M.Ali)

Mehmet Akif'in,"Hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür mü ederdi?"sözü gibi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da siyaset üretip oyunu artıramadığı gibi kendi siyasi yolculuğundanda ibret alıp ders çıkarmıyor. Habire aynı şeyi yapıyor.
Tıpkı 2013'teki FETÖ'cü yargı darbesinden sonra yaptığı gibi ekrana çıkıp yine bir yerlerden eline sıkıştırılan uyduruk belgeleri göstererek,"Kaçacaklar"diyor.
İyi de aynı şeyi o yıllarda hem de FETÖ'cülerin televizyonuna çıkıp,"Başbakan yakında yurtdışına kaçacak"diyen Kılıçdaroğlu değil miydi?

Ne oldu? Tam tersi, o belgeyi Kılıçdaroğlu'na veren FETÖ'cüler kaçacak delik aradı ve zor bela kaçıp efendilerine sığındı.
Kılıçdaroğlu da o tarihten sonra girdiği her seçimi kaybetti. Ama ne yazık ki, ne partisi ne de çevresindeki statükocu aydınlar, yalanlarla kurulu bu siyasi operasyonu sorgulamadı. Halen de sorgulamıyorlar.
O da bu yalanlara inananları gördükçe level yükseltmeye devam etti. Şimdi de başta bürokrasi olmak üzere herkesi tehdit eden bir dille kendisini izlemeye çağırıyor;"Bir kaçış planının anatomisini ifşa edeceğim."
Akıl alır gibi değil. Söyleyenin sicili temiz olsa belki bir nebze inandırıcı olabilir.

Ama öyle olmadığını dünya âlem biliyor. Şu sicile bakın. Kaset komplosunun yön verdiği siyasi hayatına bile"Ben aday değilim"diye başladı.
Her seçimde,"Anlamlı fark olmazsa istifa ederim"dedi ve girdiği her seçimi kaybettiği halde istifa etmedi.
Adil Öksüz için MİT ajanı dedi, boş çıktı.
AK Parti'de120-180 milletvekili, hatta bazı bakanların ByLock'çu olduğunu söyledi, Temmuz'a"Kontrollüdarbe"dedi, sonra çark etti.
15 Temmuz şehit yakınlarının askerlikten muaf tutulduğunu söyledi, fos çıktı. Buna benzer onlarca şey söyledi ama hiçbiri doğru çıkmadı.
Kılıçdaroğlu şimdi bir kez daha benzer siyasi yalanlarla yeni seçim sezonunu açtı. Bunu yaparken de amacı, Türkiye'nin gerçek meselelerinin üstünü örtmek ve anlaşılmasını engellemek.
Tabloya bakar mısınız?
Türkiye'nin ana muhalefet partisi başkanı küresel sistemi sarsacak gelişmelerin hiçbiriyle ilgilenmiyor.

Türkiye,Yunanistan ve Suriye üzerinden kuşatılıyor, terör örgütleri silahlandırılıyor,İsveçve Finlandiya NATO adayı oluyor ama Kılıçdaroğlu hiç oralı değil.İstanbul'da devasa miting yapıyor, gündeminde ne ABD var ne NATO. İşin garip tarafı, sadece Kılıçdaroğlu'nun da değil, CHP'yi açıkça destekleyen gazete, televizyon ve yazarların hiçbirinin gündeminde Türkiye'yi sıkıştıran küresel konular yok. Tıpkı Biden gibi tek dertleri,"muhalefeti birleştirip Erdoğan'ı indirmek".
Bu arada Kılıçdaroğlu'na karşı müthiş bir kampanya başlatılacağının da haberini verelim. Bu kampanyayı başlatanların adayı da İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu. 
Açın köşe yazılarına bakın...

Şimdilik kibarca"Kılıçdaroğlu aday olma kazanamazsın"modunda yazılar çıkıyor. Ben hâlâ aday olamayacağına inananlardanım ama Kılıçdaroğlu herhalde bayağı inanıyor ki, telaş içinde"tahrip siyaseti"ne devam ediyor. Ama işe yaramayacak. Bir süre sonra bizzat kendi ekibince itibar suikastına uğrarsa hiç şaşırmam.
ürk siyasetinden dünya siyaset literatürüne bir model girdi. Bu model şimdilerde sadece Türkiye'de değil, civar ülkelerde de konuşuluyor. Modelin adı"oturtmalı muhalefet".Kabataslak baktığınızda oturtmalı muhalefet,"birbirleriyle hiçbirfikir birliği olmayan 6 kişinin birmasaya oturtulması ve 7'nci birunsurun da masa altından bunlarıdesteklemesi"dir. Bu 7'nci üye tahmin edeceğiniz gibi HDP'dir.

ORTAK NOKTALARI NEFRETLERİ
Klasik koalisyon tanımında muhalefetteki partilerin bile birtakım görüşlerde birlik olması gerekir. Oysa bizim oturtmalı muhalefette oturanlardan hiçbiri diğeriyle aynı görüşte değil. Tek sahip oldukları ortak nokta"nefret odaklarının aynı olması". Örneğin, Cumhuriyet Halk Partisi kendini,"Atatürkçü"ilan eder ama sırası geldiğinde"PKK uzantısı"HDP ile işbirliği yapar. Mesela,Meral Akşener sözde milliyetçidir ama millÎ davalardan hiçbirinde hükümete destek vermez, hep köstek olur.
Oturtmalı muhalefetin bu çelişkilerini saymakla bitiremeyiz. Haksızlık etmeyelim, bir konuda ortak fikir birliği içerisindeler,"Erdoğan takıntısı."Bu takıntı onlarda bir nefrete dönüşmüş ve bir türlü bundan kurtulamıyorlar.

KAFA KARIŞTIRICILAR
Bir de ne oldukları hiç ama hiç belli olmayan oturmacılar vardır. Muhafazakâr seçmenin kafasını karıştırmakla görevli bu kişiler de o masaya oturtulur. Oturtmalı muhalefette en önemli özellik, kimsenin ne söylediğinin anlaşılmamasıdır. Muhafazakâr seçmenin yakından tanıdığı Davutoğlu(gelecek partısı), Babacan(deva partısı) ve Karamollaoğlu'nun ülke meseleleri hakkında ne düşündüğünü kimse bilmiyor.

KONUŞURLARSA BATIYORLAR
Türkiye'nin çeşitli sorunları var. Örneğin, terörle mücadele ya da süper devlet Amerika ile süregelen hastalıklı ilişkiler gibi. Oturtmalı partiler bu konuların hiçbirine girmez. Çünkü bu konulara girerlerse ya bağlı oldukları yerlerle ya da seçmenle başları belaya girer. Desteği içeride değil hep dışarıda ararlar.
Oturtmalı partiler ne zaman bir araya gelip ortak koalisyon protokolü yapmaya teşebbüs etseler içlerinden biri,"Ben lider adayıyım"diye ortaya çıkar. Mesela, şu anda Kemal Kılıçdaroğlu'nun asıl rakibi Ali Babacan'dır.

İKTİDAR CİDDİYE ALMIYOR
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oturtmalı muhalefeti ciddiye almadığı kesin. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,oturtmalı muhalefete zaten"Zillet İttifakı"diyor.

Şu anda cumhurbaşkanı adayları arasında bir tercih yapma noktasına gelmediler. Tercih için masaya oturduklarında kıyamet o zaman kopacak. Tek başına seçime gideceğini açıklayan Deva Partisi masaya ilk yumruğunu vurdu. Bundan sonra da benzer çıkışlara şahit olabiliriz.
Kısacası, bir sene daha bu 6 kişinin zaman zaman değişik yerlerde değişik masaların etrafında oturduklarına şahit olacağız. Bunlara gülmek en iyi cevaptır. (...)

ECEVİT'İN "DEMAKRAT SOL PARTİSİ"DE,ECEVİT İLE MAZI OLMUŞTU

Selattin Tantan'nın Yurt Partisi,Sarigülün,Değişim partisi,hiç bir şey kazanmaz,tabelâ partisinden ileri gidemezler.Ali Babcan ve Davutoğlu'nun partileride birlelşmelidirler.Daha bir çok parti var,Adalet Partısı Türkiye'ye çok hizmetleri olmuştu,Süleyman Demirel'in Doğru yol Partisi;daha sonra Anan Vatan Partisi de mazı olmuştu.Anavatan Partisi'nin en son Başkanıda A. Mesüt Yılmazdı.O da,mazi,rahmetlik olmuştu.

Hele,Rizeli hemşerimiz Muharem İnce'nin "Millet Partsısı"...

Hayadar Baş'ın "Büyük Türkiye Partısı".Doğu Perinçek'in "Vatan Partisi." Bir de "Türkiye Köminist Partısı" olmalı.

Mehmet Ali/26.Mayis 2022/Münih

Yazar Hakkında

Mehmet Ali Yeniyurt Diğer Makaleler